2 Kasım 2010 Salı

Paik Nam June Media Bridge : Planning Korea




Mimarlık okumaya başlamadan çok önce, kendi kendime mimar olmaya karar verdiğim yıllarda. Dergi büfesinde bazı mimarlık dergilerine rastlamıştım. Dururmuyum hemen aldım tabiki. İçeriklerini incelerken gökdelenlerin ve büyük ölçekli yapıların ilgimi çektiğini farketmiştim. Hatta evdeki kopya kağıtlarını üzerine koyarak onları kopyalamaya sonra da bazı kısımlarını değiştirerek yeni biçimler oluşturmaya çalışıyorum. Mimarlık okumaya başladığım ilk yıl ve onu takibeden yıllarda tasarım, tasarım teorileri, mimarlık tarihi, şehircilik gibi konularda bilgilenmeye başladığım anda beni mimar olmaya iten yapılara mesafe koymaya başladım. Akabinde de bu siberbilmemne, megabilmemne, gökdelenbilmemne, futuristikimsi yapılar beni korkutmaya başladı. Çünkü ancak mimarlığın ne olduğunu bilmeden sevebileceğin bir estetikle, doyurulamaz bir açlıkla ve durdurulamaz bir şehvetle inşa ediliyorlar.

Son dönemde yapılanlarda dikkatimi çeken şey ise; genelde tarih bilincini kaybetmiş ya da kaybetmekte olan kültürlerde rağbet görüyor olmaları. Elbette Buradaki köprü de kendine tasarım teorileri içerisinde uygun bir yer buluyor. Ekonomik ve stratejik talepler açısından da kararlı program hatta belki de sosyal yapı ve turizme katkısı açısından bir çok olumlu katkılar sağlıyor. Ama yine de benim için korkutucu olmaktan öteye gidemiyor.


Seul'de yapılması planlanan Paik Nam June Media Bridge.Dünyanın herhangi bir şehrinde de inşa edilebilecek bir tasarım.


İstanbul'da yapılması planlanan bir AVM. Yukarıdaki köprüden ne kadar farklı? Beki bu iki yapı da yanyana Dubai'ye de inşa edilemezler mi?

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...